A Milli Futbol Takımı, Kosova karşısında sergilediği dirençli oyunla makus talihini yenmeyi başardı. 24 yıllık uzun bir bekleyişin ardından gelen bu zafer, Türk futbolu için sadece bir turnuva katılımı değil, aynı zamanda bir itibar meselesiydi. Maçın genelinde hissedilen gerginlik, yerini 53. dakikada büyük bir sevince bıraktı.
Mücadelenin ilk yarısında fiziksel olarak oldukça güçlü bir rakiple karşılaşan Milliler, boy avantajı olan Kosova savunmasını aşmakta zorlandı. Ancak ikinci devrede oyunun kontrolü tamamen Türkiye’ye geçti. 53. dakikada Kenan Yıldız’ın kanattan başlattığı hızlı akın, ceza sahası içinde Orkun Kökçü ile buluştu. Orkun’un net vuruşu, ay-yıldızlı ekibi 1-0 öne geçirdi.
Spor yazarı Banu Yelkovan, Hürriyet’teki köşesinde bu anı “dünyalara bedel bir gol” olarak tanımlarken, takımın artık ait olduğu elit seviyeye geri döndüğünü vurguladı.
Teknik direktör Vincenzo Montella, maçın gidişatını değiştiren hamleleriyle tam not aldı. Orta saha kurgusunda Orkun’u daha ofansif bir role çeken İtalyan teknik adam, savunma güvenliğini de elden bırakmadı. Uğurcan Çakır’ın kaledeki güven veren duruşu ve son dakikalardaki kritik kurtarışları, galibiyetin korunmasında hayati rol oynadı.
Fatih Doğan (Sabah), Montella’nın bu başarısını gemiyi sağ salim Amerika limanına ulaştıran bir kaptanın ustalığına benzetti. Takımın taktik disiplini, 90 dakika boyunca bir an bile bozulmadı.
Türkiye’nin dünya futbolunun en büyük sahnesindeki yolculuğu, uzun aralarla da olsa büyük başarılar barındırıyor. İşte tarihimizdeki önemli duraklar:
Murat Özbostan‘a göre bu başarı, sadece bir skor tabelasından ibaret değil; Türk futbolundaki köklü bir zihniyet değişiminin en somut göstergesidir.
Galibiyetin mimarları arasında genç yıldızlar başrolü oynadı. Kenan Yıldız’ın enerjisi ve Orkun Kökçü’nün oyun aklı, hücum hattına dinamizm kattı. Savunmada ise İsmail Yüksek’in bitmek bilmeyen enerjisi, rakip atakları daha başlamadan bitirdi. Uğurcan Çakır ise kalesinde devleşerek rakibe geçit vermedi.
Milliyet yazarı Bilal Meşe, sahadaki mücadele azmini överek, “Dünya Kupası bileti cebimizde, gerisi sadece teferruattır” ifadesini kullandı. Bu görüş, futbol kamuoyunun genel havasını da özetliyordu.
Maçın bitiş düdüğüyle birlikte Türkiye genelinde büyük bir coşku hakim oldu. Sosyal medya platformları milli takımın zaferiyle çalkalanırken, taraftarlar 2026 yılı için şimdiden planlar yapmaya başladı. Mehmet Ayan‘ın da belirttiği gibi, artık analiz yapma vakti değil, yıllardır süren bu büyük hasreti dindirme vaktiydi.
Türkiye en son 2002 yılında Güney Kore ve Japonya’nın ortaklaşa düzenlediği turnuvaya katılmış ve dünya üçüncüsü olmuştu.
Turnuva Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek.
Kritik karşılaşmanın 53. dakikasında galibiyeti ve turu getiren golü Orkun Kökçü kaydetti.
Özetle: Türkiye, Kosova’yı 1-0 mağlup ederek 2026 Dünya Kupası’na katılım hakkı kazandı. Bu zafer, hem genç jenerasyonun potansiyelini kanıtlarken hem de Türk futbolseverlerin dünya arenasındaki temsil özlemini nihayete erdirdi.
Başarıyı Taçlandıran Buluşma Galatasaray, 2025-2026 sezonunda bir kez daha zirveye çıkarak ligdeki üstünlüğünü sürdürdü. Kazanılan…
Fenerbahçe Spor Kulübü, Süper Lig sezonunun son maçında kadın ve çocuk taraftarları için anlamlı bir…
Trendyol Süper Lig’de sergilediği üstün performansın ardından sezonu ikinci sırada tamamlayan Fenerbahçe, 2025-2026 sezonu için…
Beşiktaş teknik direktörü Sergen Yalçın, son günlerde spor medyasında geniş yankı bulan ayrılık iddialarına ve…
San Siro'da oynanan Milan-Atalanta karşılaşması nefes kesen anlara sahne oldu. Atalanta, erken dakikalarda Ederson'un golüyle…
Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu, 9 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilecek olan Süper Lig 33.…